Kadın, Giyim, Moda, Sağlık,

Mevlana’nın torunu: Akıllardaki Mevlana resmi gerçek değil

İşte aile tarafından kabul görülen resim…
Mevlana’nın 22’inci kuşak torunu ve “Çelebi” makamının son temsilcisi Faruk Hemdem Çelebi, Mevlânâ deyince akla gelen resmin gerçeklikle ilgisinin bulunmadığını savundu.

Gazete Habertürk’ten Serkan Akkoç’un haberine göre, dünyaca tanınan kişilerin balmumu heykellerini sergilemesiyle bilinen ünlü Madame Tussauds Müzesi, 21’inci merkezini İstanbul’da, yenilenen Emek Sineması’nın da bulunduğu Grand Pera binasında açmaya hazırlanıyor.

Aralık ayında açılacak müzede sergilenecek 60 tarihi kişilikten biri de, 13. yüzyılda yaşamış şair, düşünce adamı ve mutasavvıf Mevlânâ Celaleddin Rumi.

Müze yetkilileri, Mevlânâ figürünün hayata geçirilebilmesi için, Mevlânâ’nın 22. kuşak torunları olan Esin Çelebi Bayru ve Faruk Hemdem Çelebi’ye ulaştı. Onlardan edindikleri bilgiler ve akademik kaynakların ışığında Türkiye’de Mevlânâ dendiğinde akla gelen bilindik pozların gerçeği yansıtmadığı kanısına vardılar.

Konya’yı ziyaret ederek dönemin şartları ve atmosferi ile ilgili deneyimler edinen ekip, ailenin de onayıyla torun Faruk Hemdem Çelebi’nin model olmasına karar verdi.

İran gözüyle resmedilmiş

Selçuk Üniversitesi Mevlânâ Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Ali Temizel, Türkiye’de yaygın şekilde kullanılan resmin İran’da yapıldığını doğruladı ve “İranlı gözüyle resmedilmiştir. Yapılan araştırmalar ve kaynaklar Mevlânâ’nın Doğu Türklerinden olduğunu gösteriyor. Bu nedenle daha zayıf olduğunu, gözlerinin o resimdeki gibi yuvarlak değil de daha çekik olduğunu değerlendiriyoruz. Elde başka resim olmadığı için bu resim kabul görmüş. Aslında bir resimden ziyade onu sembolize eden bir simgeye dönüşmüş durumda” dedi.

İşte aile tarafından kabul görülen resim

Faruk Çelebi, kendisi doğmadan yıllar önce, 1942 yılında görülen bir rüya üzerine çizilen ve kendisine çok benzeyen Mevlânâ resminin aile tarafından daha çok kabul gördüğünü belirtti.

Çelebi, resmin hikâyesini şöyle anlattı:

“Her yıl Şeb-i Arus törenlerinde karşılaştığım Fahir Erkey adında bir psikolog vardı. Babam 1996’da vefat ettikten sonra beni ısrarla evine davet etti. Evine gittiğimde duvardaki resimle beni karşılaştırıp, ‘Suphanallah… Ne kadar büyük bir benzerlik’ dedi. Resmin 1942 yılında çizildiğini belirterek, tasavvuf üzerine bir dernekleri olduğunu, bu derneğin üyesi 2 kişinin aynı gece Hz. Mevlânâ’yı rüyasında gördüğünü anlattı. Bu kişilere bir ressama rüyasında gördükleri Mevlânâ’yı resmettirmelerini söylemiş. İkisinin de ayrı ayrı tarifleriyle yapılan çalışmada bu resim ortaya çıkmış.1942’de yani ben doğmadan seneler önce çizilmiş bir resim. Ben de baktığımda kendime benzetiyorum.”

loading...
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ